Dünyanın dört bir yanındaki sıcak gelişmeleri, krizleri ve diplomatik manevraları yerinde takip etmekle yükümlü olan basın emekçileri, son yıllarda artan vize krizleri nedeniyle adeta sınırlarına hapsolmuş durumda. Bir yanda Avrupa konsolosluklarından alınan ret yanıtları, diğer yanda ayları bulan randevu süreçleri, gazetecilik mesleğinin doğası olan "hız" kavramını sekteye uğratıyor. Bu sorunun kökten çözümü olarak görülen ve kamuoyunda büyük beklenti yaratan gazetecilere yeşil pasaport verilmesi projesi, Ankara’nın dehlizlerinde bekletilmeye devam ediyor. Meclis çatısı altındaki siyasi partilerin sözlü desteklerine rağmen, yasa tekliflerinin komisyonlardan geçip genel kurula inmemesi, sektörde büyük bir hayal kırıklığı yaratmış durumda.
Haber alma hakkı vize engeline takılıyor
Mesleki faaliyetlerin özgürce yürütülebilmesi adına sesini yükselten Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, yaşanan tıkanıklığa dikkat çekmek amacıyla sert bir açıklama yayınladı. Gazeteciliğin sadece ticari bir faaliyet değil, aynı zamanda kamusal bir görev olduğunu hatırlatan Cemiyet, mevcut vize prosedürlerinin bir nevi sansür mekanizmasına dönüştüğüne işaret etti. Açıklamada, savaş bölgelerinden iklim zirvelerine, göç hareketlerinden uluslararası toplantılara kadar pek çok kritik olayın yerinde izlenmesi gerektiği vurgulandı. Ancak vize süreçlerindeki belirsizlikler, Türk gazetecilerin olay yerine ulaşmasını engelliyor ve dolayısıyla halkın haber alma hakkı zedeleniyor. Cemiyet yetkilileri, talep edilen düzenlemenin kişisel bir lüks veya ayrıcalık değil, demokrasinin işlerliği için bir zorunluluk olduğunu savunuyor. Demokratik ülkelerdeki örnekleri işaret eden meslek örgütü, belirli bir kıdeme sahip ve aktif çalışan basın kartı sahiplerinin bu kapsama alınması için çağrısını yineledi.
Kanun teklifi komisyon raflarında bekliyor
Sürecin siyasi ayağında ise somut bir girişim olmasına rağmen bürokratik çarklar oldukça yavaş işliyor. Bundan tam iki yıl önce, 5 Ocak 2024 tarihinde MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir tarafından hazırlanan ve TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifi, sorunun çözümü için en ciddi adım olarak görülüyordu. Özdemir’in hazırladığı taslak, 15 yıl mesleki kıdemi bulunan ve basın kartı sahibi olan gazetecilere hususi damgalı pasaport verilmesini öngörüyor. Teklifin gerekçesi ise sadece gazetecilerin konforu değil, Türkiye’nin ulusal çıkarları üzerine kurulu.
Özellikle yurt dışında Türkiye aleyhine yürütülen kara propaganda, dezenformasyon ve yalan haber kampanyalarına karşı, yerli basının sahada olmasının önemi vurgulanıyor. Medya diplomasisi kavramına dikkat çeken Özdemir, Türk tezlerinin uluslararası kamuoyuna doğru anlatılabilmesi için vatansever gazetecilerin seyahat engellerinin kaldırılması gerektiğini savunmuştu. Teklife göre, bu haktan yararlanacak gazetecilerin Terörle Mücadele Kanunu kapsamında herhangi bir hüküm giymemiş olması şartı aranıyor. Ancak bu stratejik gerekçelere rağmen, teklifin yasalaşma süreci bir türlü tamamlanamadı.
Hususi pasaport bir ayrıcalık değil ihtiyaç
Kamuoyunda "yeşil pasaport" olarak bilinen hususi pasaport, sahiplerine Schengen bölgesi dahil olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine vizesiz seyahat imkanı tanıyor. Halihazırda belirli derecedeki devlet memurları, eski milletvekilleri, belediye başkanları ve ihracatçılar bu haktan yararlanabiliyor. Gazeteciler için bu pasaport, sadece vize ücretinden kurtulmak anlamına gelmiyor; asıl mesele, ani gelişen bir gündemde çantayı alıp uçağa binebilme özgürlüğü. Mevcut sistemde (bordo pasaport), bir gazetecinin acil bir göreve gitmesi gerektiğinde vize randevusu bulması bile haftalar sürebiliyor.
Yasal düzenlemenin hayata geçmesi durumunda, Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde gazetecilere bu hak tanınacak. Ancak Meclis iradesinin bu konuda ne zaman harekete geçeceği belirsizliğini koruyor. Sektör temsilcileri, verilen sözlerin tutulmasını ve Türkiye'nin dünyaya açılan penceresi olan gazetecilerin önündeki bu görünmez duvarın bir an önce yıkılmasını bekliyor.