Güçlü karakteri, sabrı ve azmiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi olarak hem Türk hem dünya tarihine geçen Zübbeyde Hanım, yaşamı boyunca bağımsızlık ruhunu ve Türk kadınının direncini temsil eden bir portre oldu.
Oğlunun başlattığı istiklal mücadelesinde sağlık sorunlarının artması üzerine İzmir'in havasının iyi geleceği düşünülerek 18 Aralık 1922'de Latife Hanım Köşkü'nde kalmaya başladı. Ancak Zübeyde Hanım, burada 28 gün yaşadıktan sonra 14 Ocak 1923'te 66 yaşında yaşamını yitirdi. Zübeyde Hanım'ın cenazesi, Karşıyaka'daki Ferik Osman Paşa Camisi avlusuna defnedilirken vefatının 103. yılında bugün saygı ve minnetle anılıyor.
ZÜBEYDE HANIM KİMDİR
Karaman'dan Rumeli'ye göç eden Yörük Türkmeni bir ailenin mensubu olan Zübeyde Hanım, 1857 yılında Selanik'e bir saat mesafedeki Langaza'da dünyaya geldi. Sofuzade Feyzullah Efendi ile Ayşe Hanım'ın tek çocuğu olan Zübeyde Hanım, çocukluk yıllarını ailesinin çiftliğinde geçirdi. Dönemin sınırlı eğitim imkanlarına rağmen okuma yazma öğrendi.
Genç yaşta Ali Rıza Efendi ile evlenen Zübeyde Hanım'ın Fatma, Ahmet, Ömer, Mustafa, Makbule ve Naciye adlarında altı çocuğu oldu. Ancak dönemin ağır hastalıkları, onun hayatında derin izler bıraktı; Fatma, Ahmet ve Ömer'i kuşpalazı (difteri) nedeniyle, Naciye'yi ise henüz 12 yaşındayken verem yüzünden kaybetti.
1890 yılında Ali Rıza Efendi'nin vefatıyla 33 yaşında dul kalan Zübeyde Hanım, çocuklarıyla birlikte bir süre Langaza'da, tarımla uğraşan üvey kardeşi Hüseyin Ağa'nın çiftliğinde yaşamını sürdürdü. Hayat mücadelesine burada devam eden Zübeyde Hanım, daha sonra memur Ragıp Efendi ile evlenerek yeni bir sayfa açtı. Yaşadığı tüm acılara rağmen dimdik ayakta kalan Zübeyde Hanım, hem bir anne hem de bir Türk kadını olarak sabrın, inancın ve direncin sembolü olmayı sürdürdü.