Yeni Parti Çeşme İlçe Başkanı Av. S. Dolunay Onur, 5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı sonrasında İzmir–Çeşme Otoyolu’nun özelleştirilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu.
“ÇEŞME’NİN ADININ YAZILMAMASI, KAPSAM DIŞINDA OLDUĞU ANLAMINA GELMİYOR”
İzmir–Çeşme Otoyolu’nun 15 Ekim 2010 tarihli ve 2010/88 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ismen özelleştirme kapsam ve programına alındığını hatırlatan Onur, şöyle konuştu:
“Bugünkü kararda ‘İzmir–Çeşme Otoyolu’ ibaresi yeniden tek tek yazılmıyor. Ancak 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 2010/88 sayılı kararla özelleştirme kapsam ve programına alınan otoyol ve köprülere açıkça atıfta bulunuyor.
Dolayısıyla Çeşme’nin adının bugünkü kararda yeniden yazılmaması, İzmir–Çeşme Otoyolu’nun sürecin dışında olduğu anlamına gelmiyor.”
Kararın özelleştirme sözleşmesi süresini 30 yıl olarak belirlediğini, işlemlerin 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanmasını öngördüğünü ve mülkiyet devrini hariç tuttuğunu belirten Onur, “Biz olmayanı olmuş gibi anlatmıyoruz. Ama milletin vergileriyle yapılan bir otoyolun işletme hakkının uzun süreli olarak özel sektöre verilmesinin önünün açılmasını da önemsiz görmüyoruz. Çünkü millet bu yolların parasını zaten ödedi” dedi.
“29 HAZİRAN’DA ‘ALGI’ DEDİNİZ, 5 EYLÜL’DE RESMÎ GAZETE YANIT VERDİ”
Onur, MHP Çeşme İlçe Başkanı Galip Uluçam’ın 29 Haziran 2026 tarihinde yaptığı “Meydanlarda algı, gerçekte 53 TL” açıklamasını da hatırlattı:
“29 Haziran’da vatandaşın kaygısına ‘algı’ dediniz. Meseleyi ‘350 TL oldu mu, olmadı mı?’ tartışmasına indirgediniz.
Biz bugün 350 TL’yi tartışmıyoruz. Biz devletin kendi belgesini konuşuyoruz.
2010/88 sayılı karar gerçek. İzmir–Çeşme Otoyolu bu kararda ismen yer alıyor. Bugünkü Cumhurbaşkanı Kararı da bu karara açıkça atıfta bulunuyor.
O halde Sayın Uluçam’a ve o gün Çeşmelilerin kaygısını küçümseyenlere soruyorum: Bugün de çıkıp ‘algı’ diyebilecek misiniz?”
“MESELE 53 TL DEĞİL, MİLLETİN CEBİDİR”
Tartışmanın yalnızca bugünkü geçiş ücretinden ibaret olmadığını vurgulayan Onur şöyle devam etti:
“Bugün geçiş ücreti 53 TL olabilir. Peki yarın?
Vatandaş markette filesini dolduramıyor, emekli kirasını ödemekte, asgari ücretli ay sonunu getirmekte zorlanıyor. Esnaf artan maliyetlerin altında eziliyor.
Böyle bir ekonomik tabloda çözüm, milletin ortak varlıklarını uzun süreli özelleştirme sözleşmelerinin konusu haline getirmek değildir.
Devleti yönetmek, ekonomik darboğazın faturasını yeniden vatandaşa çıkarmak değildir. Devleti yönetmek; üretmek, kaynak yaratmak, kamu varlığını korumak ve vatandaşın cebindeki paranın değerini büyütmektir.”
“BU ÜCRET YALNIZCA GİŞEDE ÖDENMEYECEK”
Otoyolun Çeşme için yalnızca bir ulaşım yolu değil, ilçenin ekonomik yaşamının ana damarlarından biri olduğuna dikkat çeken Onur, şunları söyledi:
“Çeşme’nin coğrafi konumunu görmezden gelemezsiniz. İzmir–Çeşme Otoyolu, ilçemizin İzmir’le ve Türkiye’nin geri kalanıyla bağlantısını sağlayan ana ulaşım damarlarından biridir.
Yarın otoyolu kullanmanın maliyeti ağırlaşırsa vatandaş ücretsiz alternatif güzergâhlara yönelecek; bu da otoyol standardında olmayan, yerleşimlerden ve kavşaklardan geçen eski İzmir–Çeşme yolunun trafik yükünün artması riskini doğuracaktır.
Üstelik mesele yalnızca kendi aracıyla yolculuk yapan vatandaş değildir. Çeşme’ye gelen gıdanın, ürünün, malzemenin ve işletmelerimizin tedarikinin önemli bölümü karayoluyla geliyor. Ulaşım maliyetindeki artış esnaftan turizm işletmelerine, üreticiden tüketiciye kadar herkesi etkiler.
Bu ücret yalnızca gişede ödenmez. Nakliyede, işletmenin maliyetinde, market rafında ödenir; sonunda yine vatandaşın cebinden çıkar.
Çeşme’nin yolunu yalnızca bir gelir kalemi olarak göremezsiniz. Bu yol Çeşme’nin ulaşımıdır, ticaretidir, turizmidir, tedarik zinciridir; kısacası günlük hayatıdır.
Bu nedenle soruyoruz: Bu kararın Çeşme’nin trafiğine, ticaretine, turizmine, esnafına ve vatandaşın yaşam maliyetine etkileri hesaplandı mı?
Çeşme’nin geleceğini doğrudan etkileyebilecek bir karar alınırken Çeşme’ye soruldu mu?”
“ÇEŞME HALKININ BİLMEYE HAKKI VAR”
Sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Onur, şu soruları yöneltti:
“İşletme hakkı devredilirse ücretlendirme ve artış esasları nasıl belirlenecek? Kamunun denetim yetkisi ne olacak? Vatandaş hangi koşullarla korunacak? Kamu ne kadar gelir elde edecek ve süreç hangi ihale yöntemiyle yürütülecek?
Çeşme halkının bunların tamamını bilmeye hakkı vardır.”
“RESMÎ GAZETE UNUTMAZ, BİZ DE UNUTMAYIZ”
Onur, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Siyaset, vatandaşın kaygısını ‘algı’ diyerek küçümsemek değildir. Siyaset, dün söylediğinin bugün karşısına çıkan gerçekle yüzleşebilme sorumluluğudur.
Biz olmayan bir 350 TL üzerinden siyaset yapmıyoruz. Biz Resmî Gazete’de yayımlanan karar üzerinden konuşuyoruz.
Biz vatandaşın cebini, milletin vergileriyle oluşturulan kamu varlıklarını ve Çeşme’nin hakkını savunuyoruz. Çeşme’nin yolunun, Çeşmelinin hayatına yeni bir ekonomik yük olarak dönmemesi için bu sürecin takipçisi olacağız.
Bugünkü kararda ‘Çeşme’ kelimesini yeniden yazmayabilirsiniz. Ama 16 yıl önceki karara yapılan açık atfı silemezsiniz.
Karar orada. Tarih orada. Resmî Gazete orada.
Bir kelimeyi bugünkü kararda yeniden yazmayabilirsiniz; ama gerçeği tarihten çıkaramazsınız.
Milletin yolu milletindir. Resmî Gazete unutmaz, biz de unutmayız. Unutma Çeşme! Unutma Türkiye!”