Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat-Magazin Sağlık Spor








Ünal Ersözlü’den Tek Şiirlik Bir Evren
Ünal Ersözlü’den Tek Şiirlik Bir Evren
MİLLİYET EKOLÜ KORDON’DA BULUŞTU
MİLLİYET EKOLÜ KORDON’DA BULUŞTU
Alaçatı'da çocuklara yeni yaşam alanı
Alaçatı'da çocuklara yeni yaşam alanı
Gazeteci Barış Terkoğlu gözaltına alındı
Gazeteci Barış Terkoğlu gözaltına alındı
Sara, serbest bırakıldı!
Sara, serbest bırakıldı!

Ömer Önal

BİLDİĞİMİZ ALAÇATI MI, YAŞADIĞIMIZ ALAÇATI MI?
25 Ocak 2026 Pazar

  Alaçatı bugün herkesin bildiği bir yer. Fotoğraflarda, videolarda, sosyal medyada, dizilerde
sürekli karşımıza çıkan; adı bilinen, yolu tarif edilen, mekânları ezberlenen bir yer. Ama garip
olan şu ki, bu kadar çok bilinirken, bu kadar az yaşanıyor.

  Çünkü bir yeri bilmekle, bir yerde yaşamak aynı şey değildir. Eskiden Alaçatı’yı bilmek
demek; sabahın hangi saatinde hangi sokaktan rüzgâr geçer, hangi evin kapısı erken açılır,
kimin selamı kısa ama içtendir, bunları bilmekti. Bugün ise Alaçatı, gidilecek yerler listesinde
bir durak, çekilecek fotoğraflar arasında bir fondan ibaret. Herkes Alaçatı’yı biliyor ama
kimse onunla oyalanmıyor. Kimse durup dinlemiyor.

  Oysa Alaçatı aceleye gelmezdi. Bir kahve yarım saatte içilir, bir sohbet plansız uzardı.
Zaman, saate değil, karşılaşmalara bağlıydı. Bugün her şey dakik, her şey programlı. İnsanlar
Alaçatı’ya geliyor ama Alaçatı’ya denk gelmiyor. Bir başka kayıp da şurada:
Eskiden burada insanlar görünmezdi; tanıdıktı. Şimdi herkes görünür ama kimse tanıdık değil.
Kalabalık arttı, temas azaldı. Selam var ama devamı yok. Göz göze geliniyor ama
durulmuyor.

  Alaçatı’nın taşları hâlâ yerinde olabilir. Evler restore edilmiş, sokaklar süslenmiş olabilir.
Ama bir yerin ruhu, boya ile süs ile yenilenmez. Ruh, ancak alışkanlıklarda yaşar. O
alışkanlıklar kaybolduğunda, mekân sadece sahne olur. Bugün Alaçatı biraz da böyle:
Herkesin sahnede olduğu, ama kimsenin oyunu izlemediği bir yer.

  Ben bu yazıyı bir serzeniş olsun diye yazmadım. Ne geçmişi kutsuyorum ne bugünü toptan
reddediyorum. Sadece şunu hatırlatmak istiyorum: Bir yer çok bilinir hale geldiğinde,
korunması gereken ilk şey sessizliğidir. Çünkü sessizlik giderse, hafıza da gider. Alaçatı hâlâ
kurtarılabilir mi? Belki. Ama bu, yeni tabelalarla, yeni yatırımlarla değil; yeniden yaşamayı
hatırlamakla mümkün. Bir yerde durmayı, beklemeyi, acele etmemeyi yeniden öğrenmekle…
Herkesin bildiği bir Alaçatı olmak kolay. Ama kimsenin yaşamadığı bir Alaçatı olmak, işte
asıl kayıp olan bu. Kalın sağlıcakla

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Ömer Önal
Ömer Önal
BİLDİĞİMİZ ALAÇATI MI, YAŞADIĞIMIZ ALAÇATI MI?
Atilla Köprülüoğlu
Atilla Köprülüoğlu
N U B AR T E R Z İ Y A N
Nüvit Tokdemir
Nüvit Tokdemir
Altınordu'nun paraşütsüz düşüşü!
Sedat Kaya
Sedat Kaya
YOL ŞARKICISINA VEDA...
İbrahim Aktaş
İbrahim Aktaş
DOKUNMA, YANARSIN!
İbrahim Aktaş
İbrahim Aktaş
K O R K U Y O R L A R
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat-Magazin Sağlık Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri