Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat-Magazin Sağlık Spor








Uluslararası İzmir Film Festivali gösterim takvimi açıklandı
Uluslararası İzmir Film Festivali gösterim takvimi açıklandı
Yazarlar toplantısı Foça'da gerçekleştirildi
Yazarlar toplantısı Foça'da gerçekleştirildi
Sahte FaceApp uygulamalarına dikkat
Sahte FaceApp uygulamalarına dikkat
Seferihisar Belediyesi Ulamış Köy Tiyatrosu Amerika’da
Seferihisar Belediyesi Ulamış Köy Tiyatrosu Amerika’da
Gediz Deltası'nın dünya doğa mirası olması için Tarkan'dan destek
Gediz Deltası'nın dünya doğa mirası olması için Tarkan'dan destek

Ömer Önal

ALAÇATI’NIN RÜZGÂRI, KADAR SIÇAĞIDA MEŞHURDUR.!
25 Haziran 2019 Salı

Alaçatı bu gün yine çok sıcak bir gün yaşadı. Bu gün öğle güneşi, geçmiş yılların kavuruculuğu ile yakmaya çabalıyordu ovası ve sokakları ter içindeydi Alaçatı’nın sokakları.Ovada toprak yumuşak Alaçatı’nın sokaklarında bina duvarları,sızıntılı kiremitler buharlı. Buğu içindeydi Alaçatı.

Taştan taşa sekmeden, ovada koşuşan arkadaşlarıma, bakmadan, Alaçatı’da bizim sokağa sapmadan fırına doğru yürüdüm. Alaçatı’da sıcak daha da artmıştı. Fırından dönünce sokak duvarların diplerindeki otlarla birlikte bende terliyordum.

Açık pencerelerden kapılardan yemek kokuları geliyordu. Patlıcanların, kabakların, cızırtılı kızarmasını duyuyor, kapı önlerinde pişirilen etlerle balıkların kokusunu derin derin çekiyordum içime. Peynir, soğan, zeytinyağı, kavun hep birden kokuyordu o maltız kokuyla karışık.

Üzüm kokuyordu sonra, duvarların dibinde sıralanmış tütün balyaları, tekel binasının önünde anason ayıklama makinesi kolla çevrilen. Adem baba terlemiş, var gücüyle çeviriyordu makinanın kolunu. Alaçatı’nın her sokağını anason kokusu sarmıştı.

Bu kokular her günkü gibi bulut bulut göğe doğru yükseldiği için kayıtsız ilgisiz sanıyordum herkesi. Arada bir yüzlerle ellerde bir durgunluk seziyor, yanıldığımı anlıyordum. Pişen etler her günkü gibi çevriliyor, sahanlara, tabaklara aktarılıyordu. Fırıncı Orhan ağadan “Belge” aldığım ekmek kucağımda dönerken,  Rıza dayımın eşi Nedime yengem kapısının önünde bakınıyordu. Bense hergünkünden büyük bir parça ekmek koparıp attım ağzıma. Nedime yengem o gün de hiç duraksamadan sesinin hergünkü tazeliğiyle, hergün söylediği sözü hergün söylediği gibi, tadına ilk olarak varıyormuşçasına; "Ekmeği bitiriyorsun oğlum, seni büyükannene söyleyeceğim, bak gör.”

Alaçatı’nın bu sıcak gününde elli yedi yıl öncesini hatırlamak ne güzel şeymiş.

Hey gidi günler hey…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Sedat Kaya
Sedat Kaya
2 BİN YILLIK DUVARIN ANLATTIKLARI
Şadan Gökovalı
Şadan Gökovalı
ZÖHRA HANIM
Atilla Köprülüoğlu
Atilla Köprülüoğlu
"GİTTİM SAVUNDUM GELDİM!"
Nüvit Tokdemir
Nüvit Tokdemir
Yokluk içinde...
Okan Yüksel
Okan Yüksel
ŞÖVALYE EROL BAŞ
Ömer Önal
Ömer Önal
2015 YILINDA ALAÇATI
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat-Magazin Sağlık Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri