Denizhan Güzel
Çok da güzel düzenlenen bir etkinlikle renkli görüntülere sahne oldu. Bravo Metafor şirketine…Aldıkları ihalenin haklarını veriyorlar. Şimdi bu konuya değinmeyeceğiz… Bu konuya daha sonra döneceğiz.
Bugünkü konumuz Ot festivalinde yapılan satışlar. Uzun zaman sonra geldiğim bu festivalde gazeteci arkadaşlarımla stantları gezmek istedim. Maksat eve dönerken 3-5 bir şey alıp keyifli keyifli bir yemek.
Önce otlara baktım sonra da hamur işleri…Yukarıdaki fotoğrafa dikkatli bakın. Bir tane börek.
Satış yapan tezgahtarın yanına gittim ve bir porsiyon börek istedim.
Tezgahtar ‘Tabii hemen’ cevabı ile kabı doldurmaya başladı ve ‘Tanesi 50 lira’ dedi.
Anlamadım tabii…Ben düşünüyorum porsiyonu 50 lira. Tezgahtarın aynı sözleri söylemesiyle ‘Nasıl yani’ diyerek tepkimi gösteriyorum ve ağzımdan ‘kalsın’ sözleri çıkıyor.
Hemen uzaklaşıyoruz ve ekmek satışı yapan bir tezgah gözüme takılıyor. Eve ekmek götüreceğiz ya…
Tezgaha yaklaşıyorum ve fiyat alıyorum. Tam Buğday undan yapılmış bir köy ekmeği. Güzel de görünüyor. İki ekmek istiyorum. Fiyat 500 Tl. Evet yanlış duymadınız maliyeti 30-40 lira ekmeği 500 liraya satıyorlar.
Şimdi yetkililere soruyorum; Bunların denetim yetkisi kimde? Bu stantlarda satış yapılan ürünleri kim denetliyor? Yoksa herkes kafasına göre mi…
Aldığın malın fişini istiyorsun, ‘Fiş yok abi’ cevabını alıyorsun. Ee nasıl oluyor?
Bugün yaşadıklarımdan sonra Çeşme Esnaf Odası Başkanı Osman Köfüncü ile konuşuyorum o da tepkisini dile getiriyor.
Hani klişe bir söz varya, Alaçatı olmuş Paraçatı..Pahalı satmayı kalite olarak yorumlayanlar Alaçatı gibi bir Avrupa markasını bitirme noktasına geldiler ve ısrarla bunu yapmaya devam ediyorlar.
Neyse sözü fazla uzatmadan sizlere iyi festivaller diliyorum.