Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat-Magazin Sağlık Spor








2024 yılı pasaport ücretleri belli oldu!
2024 yılı pasaport ücretleri belli oldu!
Atatürk’ün en sevdiği şiir olan ”Ferda” dijital platformlarda...
Atatürk’ün en sevdiği şiir olan ”Ferda” dijital platformlarda...
TÜRK DİL DERNEĞİ'NİN KONUĞU GAZETECİ  ERÇETİNGÖZ
TÜRK DİL DERNEĞİ'NİN KONUĞU GAZETECİ ERÇETİNGÖZ
CHP İstanbul İl Başkanlık binasına silahlı saldırı
CHP İstanbul İl Başkanlık binasına silahlı saldırı
Finlandiya resmen İttifak'ın 31. üyesi oldu
Finlandiya resmen İttifak'ın 31. üyesi oldu

Sedat Kaya

YÜREĞİMDE SERÇE SESLERİ...
18 Kasım 2023 Cumartesi

Sabahın erken saati.

Ferfecir bir anda, balkona, tam karşıma bir serçe kondu.

Sabah yıldızından gelmişti sanki.

Sanki güneşi o doğurmuştu.

Şükrü Erbaş diyor ya. 

"Güneş değil inandım

Serçeler başlatıyor sabahı." 

 

Ben de bu sevimli serçe ile başladım sabaha.

İki kare fotoğrafını çekmeye kalmadan, ürktü.

Cik'leyerek gitti.

Ne ince, ne naif bir sestir o cik.

Mutluluğun, huzurun sesidir.

Cemal Süreya, Tomris Uyar'a boşuna yazmamıştı. 

"Sesinden öpüyorum, yüreğime serçeler bırakan sesinden." 

 

Bu ses de benim yüreğime milyonlarca serçe bırakıp gitti.

Birden Mao Zedung geldi aklıma.

O büyük devrimci. 

1949 yılında Çin’in başına geçtiğinde büyük bir tarım toplumu yaratmayı hayal etmişti.

Köylü bir aileden geliyordu,

Bir toplum için tarımın ne kadar önemli olduğunu biliyordu.

Lâkin varlıklı yetiştiğinden doğayı bilmiyordu.

Ülkede tarım reformunu başlatmak için ziraatçilerle, çiftçilerle toplantı üstüne toplantı yaptı.

Dediler ki, tarıma zarar veren dört hayvanın soyunun kurutulmasının gerek.

"Serçe, fare, sivrisinek ve karasinek yok edilirse tarım şahlanacak" dediler.

Mao ikna oldu.

1958 yılında  “İleriye Doğru Büyük Sıçrama” sloganıyla tarım reformunu başlattı.

Çin devleti çiftçiye destek verecek, ürününe sahip çıkacaktı.

Böylece halk aç kalmayacaktı.

Ama önce serçelerden kurtulmak gerekliydi.

Serçelerin katli vacipti.

Görüldükleri yerde yok edeceklerdi.

Çin topraklarında serçenin soyu kurutulacaktı.

Büyük bir seferberlik başladı.

Önce yemleyerek tuzağa düşürmeye kalktılar, serçeler pek faka basmadı.

Sonra aç bırakma ve yorma yöntemleri denediler.

Yaşlı genç tüm halk  akşama kadar tencereler çalarak,  serçelerin havada kalmalarını ve yorulmalarını sağlamaya çalıştı.

Ayrıca  yuvalarına ve yumurtalarını zarar verildi.

Korkuluklar yapıldı, tarım alanlarına büyük kırmızı bayraklar asıldı.

Özel av ekipleri kuruldu.

Sapan dağıtıldı. 

En çok serçe öldürenler ödüllendirdi. 

Kısa sürede 2 milyardan fazla serçe yok edildi.

Çin'de artık yok denecek kadar az serçe kalmıştı.

Seferberlik amacına ulaşmış, zafer törenle kutlanmıştı. 

 

Artık tarımda patlama yaşanacaktı.

Bol ürün alınacak, insanların karnı doyacaktı.

Ancak tam tersi oldu.

Serçeler olmayınca 

milyarlarca zararlı böcek Çin'i kuşattı. 

Tarım arazilerine girdiler.

Pirinç, buğday tarlalarını talan ettiler.

Çiftçi ürün alamayınca ülkede büyük bir kıtlık başladı.

Bırakın bakliyatı, hububatı, ekmek yapacak buğday bulamadılar.

Milyonlarca insan açlıktan öldü.

30 milyona yakın insan kırıldı.

Üç yıl sürdü bu kıtlık.

İşte o zaman anladılar,

serçelerin zararlı böcekleri yiyerek nasıl çiftçinin dostu olduğunu.

Sovyetler Birliği'nden yardım istendi.

Vagon vagon serçe getirtilip, doğaya salındı.

Üç yıl önce lânetlenen, katledilen serçeler artık baştacıydı.

Ve 1960 yılında Mao'nun talimatıyla serçeler koruma altına alındı.

Ekolojik sisteme müdahale etmenin bedeli çok ağır ödenmişti. 

 

Doğada yaşam, zincirleme olarak birbirine bağlı bir döngü.

Bu zincirin her halkası çok önemli.

Yaşam zincirinde bir serçenin işlevi, bir insanınkinden daha önemsiz değil. 

Belki de onca zararlıyı yediği için daha değerli.

O yüzden serçelere kıymayın efendiler.

Üstelik çocukların dostudur serçeler.

Hatırladınız mı?

Dostoyevski'nin Karamazof Kardeşleri'nde İlyuseçka şöyle demişti babasına. 

 

"Babacığım ,mezarımı toprakla örttükten sonra üzerine bir ekmek kabuğu ufala.

Serçeler gelir; seslerini duyar , yalnız olmadığıma sevinirim.''

 

Ufalayın ekmek kabuklarını.

Serçeler konsun yüreğinize...

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Atilla Köprülüoğlu
Atilla Köprülüoğlu
"OLAYLAR VE İNSANLAR"IN PEŞİNDE BİR ÖMÜRDÜ ONUNKİ; HASAN PULUR...
Okan Yüksel
Okan Yüksel
BAŞ EĞMEYENLERİN GAZETESİDİR 9 EYLÜL
Sedat Kaya
Sedat Kaya
GAZETECİ MİSİNİZ, YOKSA TETİKÇİ Mİ?
Nüvit Tokdemir
Nüvit Tokdemir
Futbolun hakem tartışması bitmez!
Levent Donduran
Levent Donduran
Emeklinin onuru!..
Ömer Önal
Ömer Önal
SEÇİME GİDERKEN
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat-Magazin Sağlık Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri