?Datça Belediyesi’ni yürekten kutluyorum.
Gerçekten.
?Bugün 3 Mayıs: Dünya Basın Özgürlüğü Günü.
Memleketin dört bir yanında tanıdık bir telaş, bildik bir koro...
İktidarından muhalefetine, başkanından en alt kademe temsilcisine kadar herkes, sanki tek bir merkezden düğmeye basılmış gibi aynı klişelerin kuyruğuna girdi.

“Basın hürdür, susturulamaz!”
“Demokrasinin sarsılmaz kalesi basındır.”
“Gazeteciler toplumun atan kalbi, vicdanıdır.”
?
Ezberler havada uçuştu, hazır metinler sosyal medya duvarlarını süsledi, sahte alkışlar toplandı.
Datça Belediyesi sustu.
?Ne de güzel yaptı...
?Çünkü bazen susmak, en gürültülü açıklamadan daha dürüsttür.
İnanmadığın bir değere methiyeler düzmemek, sahte bir bayram havasına dahil olmamak da bir tür samimiyettir.
Herkesin sahnede kendine verilen rolü oynadığı bir günde, kuliste kalmayı tercih etmek...
?İşte bu, az rastlanır bir duruştur.
?Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt ’un basına ve özgür ifadeye bakışını zaten hepimiz biliyoruz. Bu yüzden süslü cümlelerle makyaj yapmaya, kelime oyunlarıyla durumu kurtarmaya gerek yoktu.
?Şu bir gerçek ki,
Kimi kurumlar konuşarak ele verir kendini,
Kimileri ise susarak.
?Datça Belediyesi bugün ikinci yolu seçti. Ve doğrusu, bu kadar “gürültülü samimiyetsizlik” içinde en gerçekçi mesajı, derin bir sessizlikle onlar verdi.
?Tebrik ederim; bu dürüstlük herkese nasip olmaz!