Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat Sağlık Spor








CHP'li Serter : « TBMM, ulusal egemenliğin temsilcisidir »
CHP'li Serter : « TBMM, ulusal egemenliğin temsilcisidir »
Urla’yı çilek kokusu sardı
Urla’yı çilek kokusu sardı
Dünya çocukları Karşıyaka’da buluştu
Dünya çocukları Karşıyaka’da buluştu
Şenlik başlıyor!
Şenlik başlıyor!
Tire Belediyesi'ne ''T.C.'' geri geldi
Tire Belediyesi'ne ''T.C.'' geri geldi

Atilla Köprülüoğlu

KALP TERZİSİ
14 Nisan 2019 Pazar

Tarih; 29 Haziran 1963, Ankara Tıp Fakültesi Mezuniyet Töreni. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü, "Onur Konuğu''dur ve ilk 3’e girenlere diplomasını verecektir. 

Okul büyük heyecan yaşamaktadır. 

Tören öncesi rulo edilmiş şekilde dağıtılır diplomalar. 

Fakat diplomalarda isim yazmamaktadır. Öğrenciler tepkilidir, yönetime de bunu dillendirmek üzere aralarından

Ayhan Özdemir’i sözcü seçerler. 

Özdemir, Dekan Prof.Dr. Behiç Onul’a çıkar; talebi aktarırsa da olumsuz yanıt alır.

Tören başlar, İnönü ilk diplomanın kurdelasını çözer, fakat okul birincisinin ismi yoktur. Dekan Onul’a “Kim bu öğrenci, neden ismi yazmıyor?” der! 

Dekanın eli ayağı dolaşmıştır.

Hemen bütün öğrencilerin isimlerinin diplomalarına yazılması talimatını verir. Dolayısıyla Ayhan Özdemir’in ve arkadaşlarının dileği, maceralı da olsa yerine gelmiştir!

 

***

O Ayhan Özdemir,işte bugün “Hocaların Hocası”, “Kalp Terzisi”, “Dakik Hoca”, “Tetik Profesör” lâkaplarıyla ünlü bir kalp cerrahıdır! (Ben en çok Kalp Terzisi’ni sevdim!)

Yaşamının 60 yılını hekimlik mesleğine verendir. 

Cumhuriyet aydınıdır, katıksız Atatürkçü’dür! Bugüne kadar öğrencilerinden 10 profesör, sayısız doçent ve doktor; Türkiye ve dünyanın çeşitli hastanelerinde görev yapmaktadır. 

Uzun yıllar ABD’de kalmış, modern

kalp cerrahisini ülkemizde ilk kurandır. Binlerce hastaya şifa uzatandır. 

Sevgiyi, umutları, acıları her dem yaşayan olmuştur.

Bir not; Ayhan Hocam, idolü olan Köy Enstitüleri’nin Kurucusu, efsane Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel‘in Giresun-Görele’deki köyü Daylı’dandır. (Bu köyden üniversite okuyanların hepsi de doktor olmuş! Bilgiyi büyük keyifle paylaşıyor benimle Hocam.)

 

***

38 yıllık profesör Ayhan Hocam’nın sohbeti, 

“Bal Mahmut” tadında, doyumsuz. 

O kadar çok anekdot biriktirmiş ki! 

Önce felsefesini özetliyor: 

“Hekimler parasal olanaklara bakmadan

insanı yaşatmak zorundadır! 

İnsana olan saygının önemli bir olgu olduğunun değişmez bir kural olduğu benliğime yansıdı. 

Düşküne, hastalar, yalnıza uzanan el; benim tutkum ve yaşamım oldu. 

Bilgi, beceri, yetenek ve hizmetimi hiçbir zaman eksik etmedim, hiçbir çıkar tutkum olmadı. Bunları paylaştığım öğrencilerimle, doğrularla gurur duydum, yanlışları kınadım. 

Ailem ve öğrencilerim, en büyük servetim olmuştur. 

Eğitim ve öğrenimime katkıları olanlara saygım, tüm yaşamımdaki başarının anıtıdır!..”

Devam ediyor Prof.Dr. Özdemir: 

“Yaşamımı; insanların yaşamına adamış iyi bir insan olarak hayatımı sürdürüyorum!”

Ve anlatıyor bir mesleki anısını: 

“Bursa’dayız. 

Bir gece telefonum çaldı. 

Hastaneden acil gelmemi istediler. 

Bir karakol basılmış teröristlerce. 

İki polis şehit, ikisi de yaralı! 

Zaten pijama giymem. Her zaman tetikte çoraplarım elimde bir koltukta uyuklarım. Fırladım gittim. 

Bir polisi ameliyathanede diğerini de -inanın- koridorda müdahale edip kurtardım. 

10 saat sürdü operasyon. Bugün ikisi de hayatta!”

Hoca’dan bir anekdot yine: 

“Türkiye’nin en iyi kalp ihtisas hastanelerinden birinden iş teklifi aldım. Tek şartla da kabul ettim; 'Burada sınıf ve gelir farkı olmadan herkes ameliyat olabilmeli. 

Dolayısıyla sosyal güvenlik kurumlarıyla anlaşacaksınız.’ 

Ve bunu sağladım! 

Gelir seviyesi alt vatandaşımız ‘can kurtarıcı’ bir sağlık hizmetinden yoksun kalmamalı!’’

 

***

Engin bir tecrübe, kibirsiz, tevazu simgesi bir kişilik. 

Hâla üretken, hala 20 yaş heyecanında bir çınar. 

Bildiklerini paylaşmaya doyamayan bir güzel insan. 

Başkalarının acısını hissedebilen, insanları ayrıştırmayan, ötekileştirmeyen zihniyetin temsilcisi. 

Bir “paslanmaz yürekli” Ayhan Hoca!

Goethe sözündeki gibi; kalbinde ne taşıyorsa dünyaya bakınca da onu gören!

Özdemir'i dinlerken Bülent Ecevit’in “Emek”inden dizeleri anımsadım;

“tüm insanlar bir/ ayıran düzen/

bölünme sakın/ gücün birlikten(…)

yaşlarını sil/ gözlerin gülsün/

sen gücünü bil/ dünyalar senin”

Dünyalar gerçekten senin Ayhan Hocam, senin Kalp Terzisi!.. 

Hep sevindirdiğin “insan-lar sevindirsin” sizi Hocam!..

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Levent Donduran
Levent Donduran
ÇUBUK SALDIRISI ANALİZİ!..
Okan Yüksel
Okan Yüksel
EN GÜZEL ÇOCUK HENÜZ DOĞMADI!
Atilla Köprülüoğlu
Atilla Köprülüoğlu
LİNÇ VE KIZGIN DEMİRİ SOĞUTMA
Şadan Gökovalı
Şadan Gökovalı
AŞİNA YÜZLER
Ömer Önal
Ömer Önal
HOŞ GELDİN İLKBAHAR!
Sedat Kaya
Sedat Kaya
AfrodiT'in Gözyaşları
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat Sağlık Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri