Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat Sağlık Spor








Akar'dan CHP'li Bakan'a yanıt; 'İzmir'deki askeri alanlar 'gerektiğinde' hazineye devredilecek'
Akar'dan CHP'li Bakan'a yanıt; "İzmir'deki askeri alanlar 'gerektiğinde' hazineye devredilecek"
Kocaoğlu 'AKP paniğe kapıldı'
Kocaoğlu "AKP paniğe kapıldı"
İlk durağı Kınık oldu
İlk durağı Kınık oldu
Kemeraltı tarihi burada anlatılacak
Kemeraltı tarihi burada anlatılacak
“Gazeteci Şairler” Bornova’daki söyleşide anlatıldı
“Gazeteci Şairler” Bornova’daki söyleşide anlatıldı

Atilla Köprülüoğlu

"BEN DE SİZİN İÇİN ÜZGÜNÜM"
12 Ocak 2019 Cumartesi

Patronun sekreteri aradı, köşe yazarını ofisine

özel görüşmeye çağırmıştı...

Ülke Haziran 2015 seçimlerine gidiyordu...

Muhalif duruşlu yazar bunun rastlantı olamayacağını düşünüyordu...

17 yıldır bir zamanlar ülkenin ‘’okunmak için alınan’’

anonslu en köklü gazetelerinin birinde çalışıyordu...

O zamana kadar 30 yıla yaklaşan

gazetecilik hayatında yöneticileriyle ne zor fırtınalı ve

gergin görüşmeler yapmıştı...

 

***

Bir buçuk saat sürdü görüşme...

Patron, Türkiye ekonomisi büyürken holdinginin

büyüyemediğini, beşbin çalışanının

maaşını ayın birinde yatırmak gibi

iç rahatlığının olduğunu, sol örgütlerin

70’lerde ülkeye zarar verdiğini, mevcut

otoriterleşme sürecinin

iyi bir şey (!)olduğunu anlattı.

Bir de kitap okumadığını!..

 

***

Yazarı çok yaralamıştı kitap okumama ve

‘’neden’ diye soramamıştı...

Silivri Zindanı’nda düşüncelerini

kağıda şöyle dökmüştü;

‘’Patron şunu demek istemişti.

Siz çok kitap okumuş olabilirsiniz ve

genel kültürünüz

benden daha fazla olabilir ama işte

bugün, satın aldığım gazetede

köşe yazarı olan siz, benim maaşlı

personelimsiniz ve Ankara’dakiler

sizden hoşlanmadıklarına göre

yazmanıza da engel olabilirim.

Yani sizi kovabilirim.’’

 

***

Sonra…

Patron, yazarına ‘’ahlaksız’’ bir teklifte bulundu.

Hem de tam beş kez!

Lafı döndürüp dolaştırıp hep aynı yere getirdi ve

her defasında şu cümleyi yineledi:

‘’Yazarlık egonuzu aşağıya çekemiyorsanız

seçimlere kadar yazılarınıza ara vermeyi düşünür müsünüz?’’

 

***

Neticede patron kibarca ‘’para karşılığı

susmayı’’ teklif etmişti yazara.

Çünkü yazar yazmayacak, gazetecilik

yapmayacak ama maaşını alacaktı.

Belki para kazanacaktı ama mesleğini yapmayacaktı!

Para karşılığı susturulmuş olmak!

Bunun karşılığı rüşvet almak değil de, neydi?

Hesap veremezdi sevdiklerine, sevenlerine, sadık okurlarına!

Önemlisi; 

Türkiye’de yıllarca basın özgürlüğü

mücadelesi veren bir kalem erbabıydı.

Yakışır mıydı?

Uluslararası basın kuruluşları dahil, her platformda

verdiği savaşımı inkar edebilir miydi?

Asla!..

 

***

Alaycı tebessümlü patron,

yazarın önerisini kabul edeceğinden emindi.

Yazarın yanıtı ise netti;

‘’Ben de yazarlık egosu yok ki azaltayım.

Yine de mesajınızı aldım ve sizin anladığımı sanıyorum.’’

Bir soru sordu yazar:

‘’Benden ne istiyorsunuz? 

İktidarı hiç mi eleştirmeyeyim?’’

Patron; 

‘’Eleştirin de tatlı tatlı eleştirin.’’

Ve kapıda yazarı geçirirken önerisini güçlendirmek için ekledi;

‘’Medyada yeni döneme ayak uydurabilenler kalacak,

ayak uyduramayanların varlığı son bulacak!’’

 

***

Yazar;  

Kadri Gürsel, 

patron da Milliyet’in

sahibi Erdoğan Demirören’di!

Hani; zamanın Başbakan’ı, şimdiki Cumhurbaşkanı’na

telefonda ağlayan patron!..

 

***

Kadri Gürsel; çok yakından takip ettiğim, ilkeli/omurgalı meslektaşımdır.

Gerçekleri öğrenme özgürlüğüne, gazetecilik etiğine hep hizmet etmiştir.

Ona göre gazetecilik; ‘’körü körüne inanca karşı aklı savunan mesleğin adıdır!’’

Son kitabı ‘’ben de sizin için üzgünüm’’de; ‘’gazeteci olmak ve

gazeteci kalmak için’’ verdiği mücadelenin öyküsünü anlatıyor.

Bu öyküde, 

yazdırmamak ve konuşturmamak için

çabalayan işbirlikçi medya patronları, tetikçiler, trollar,

darbeciler, Cumhuriyet’e operasyon, hapislik,

gülünç bir iddianame, By-Lock suçlamaları ve

bir siyasi dava karşısında yaşananlar, aslında hepimizin öyküsü.

 

***

Sözcü yazarı Çiğdem Toker’e göre; gazetecilik doğası gereği

eleştirel  meslek: 

“Güç kaynaklarının, bizi

yöneten iktidarların nasıl gücü kullandığını

sorgulamaya dönük bir meslektir gazetecilik!

Dünyanın her yerinde evrensel standartla

eleştireldir.‘’

İşte Kadri Gürsel de kitabıyla ‘’gazetecilik ölmüşken,

yeni bir gazetecilik bilinci yaratmak umuduyla tartışma başlatmak da istemiş.’’ yapıtıyla...

 

***

Meslek Büyüğüm Orhan Bursalı’nın,

“Gazeteciliğin tüketilişi üzerine yıllarca yazdıklarımızı,

fiilen yaşamış iyi bir gazetecinin tanıklığında

doğrulayan bir kitapla karşı karşıyayız.

Bu bakımdan bir ‘Türkiye belgeseli’ özelliğini taşıyor’’

ifadesine katılarak, okurun da bu tartışmaya ve

bağımsız objektif eleştirel gazeteciliğe

-destek vermesi- dileğiyle!..

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Atilla Köprülüoğlu
Atilla Köprülüoğlu
"Halkın Avukatı’’ MURAT ERGÜN
Denizhan Güzel
Denizhan Güzel
Yüksek tansiyon!
Şadan Gökovalı
Şadan Gökovalı
KEMİRGENLER
Nüvit Tokdemir
Nüvit Tokdemir
Büyük Altay...
Oğuz Örnek
Oğuz Örnek
KRİZ YÖNETİMİ STEPNESİ!
Okan Yüksel
Okan Yüksel
Dinçer Sezgin
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat Sağlık Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri