Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte; yerel medyanın sorunları, gazeteciliğin dönüşümü ve mesleğin geleceği, deneyimli gazeteciler ve medya temsilcilerinin katılımıyla ele alındı.
Etkinliğe; CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, CHP İzmir İl Başkanvekili Murat Aydın, CHP Parti Meclis Üyesi Deniz Yücel, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Başkan Yardımcısı Mehlika Gökmen, Genel Sekreter Reşat Yörük, TGS İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu ve çok sayıda gazeteci katıldı.

10 OCAK MÜCADELE GÜNÜ
CHP İzmir İl Başkanvekili Murat Aydın, 2026 yılında artık 10 Ocak’ı ‘Çalışan Gazetecilerin Mücadele Günü’ olarak anmak gerektiğini söylerken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in gazeteciliğin kamu görevi olarak şekillendiği kent olduğunu vurgulayarak, “Basın demokrasinin temeli, olmazsa olmasıdır. Yerel basın da kamuoyundaki tüm bu gücü besleyen damarlardır. Yerel basın olmazsa kan dolaşımı olmaz. Ulusal basın da yerel basın olmazsa sağlıklı şekilde yaşayamaz. Demokrasi ancak bu birliktelikle ayakta kalabilir. Yerelde güçlenmeyen demokrasi ülkede ayakta duramaz. Yerel basın aidiyet duygusunu yaratır, kimsenin göremediğini görür. Yerel medya susturulamaz” diye konuştu.

"KAMU GAZETECİLİĞİ" VURGUSU
Buluşmanın ilkini İzmir’de gerçekleştirmekten memnuniyet duyduklarını ifade eden CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, “CHP’nin gıpta ettiği bir şehir olduğu için buradan başlamak istedik. Siyasetçiler olarak gazeteciliğin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmalıyız. Toplumsal hakkaniyetlerin yansıması bulanıksa, demokrasi de hak ve özgürlükler de bulanık demektir. Denetim mekanizması azalmış demektir. Biz gazetecilerin özgür olmasını Uğur Mumcuların, Ahmet Taner Kışlalı gibi isimlerin daha fazla olmasını önemsiyoruz” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından, Moderatörlüğünü CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in üstlendiği “Yerelde Gazetecilik” başlıklı panel düzenlendi. Panelde konuşmacı olarak; İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu, Yenigün Gazetesi İmtiyaz Sahibi Mesut Şimşek ve Halk TV Ege Muhabiri Yağmur Beril Varol yer aldı.
“ARTIK MAALESEF 5K1N DÜZENİ GEÇERLİ”
Yerel medyanın sadece ekonomik zorluklarla değil, aynı zamanda mesleki dezenformasyonla mücadele ettiğini ifade eden İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, “Gazeteciliğin temel prensiplerinin erozyona uğradı. Yıllardır gazetecilik okullarında öğretilen 5N1K kuralı artık geçerliliğini yitirdi. Günümüz medyasında paranın ve gücün emrettiği ‘5K1N’ düzenine geçildi. Maalesef günümüzde kime gazeteci denildiği belirsiz. ‘Kime çalışacağım, kimden finans sağlayacağım, kazanımım ne olacak, kimden haberi kopyalayacağım, kime hesap vereceğim?’ Oysa gazeteci karşısındaki erk ne kadar güçlü olursa olsun kimsenin alt işleyicisi değildir. Gazeteci, hakikatin, uslanmaz ısrarcısıdır. Yerel basın yaralanırsa demokrasi yaralanır" dedi.
“YENİ BİR YAPI OLUŞTURMAK ZORUNDAYIZ”
Yerel basının sorunlarının çözümü için 11 maddelik bir yol haritası sunan Başkan Gappi, öncelikli olarak Basın Kanunu değişikliğinin şart olduğunu vurguladı. Başkan Gappi, “Dijital ekosistemde gazetecilik tanımı yeniden yapılmalı. Basın kartı verme yetkisi, meslek örgütlerine devredilmeli. Bu açıdan, bir meslek örgütünün denetiminde basın kartlarını o meslek örgütlerinin verdiği yeni bir yapı oluşturmak zorundayız. Biz Hasan Tahsin'in kentindeyiz, her zaman fikri isyanlarımızı kalemlerimizle tanzim etmeye devam edeceğiz " dedi.
“GAZETECİLER HABERİNİ YAPTIKLARI YOKSULLUĞUN ÖZNESİ OLDU”
10 Ocak’ı bayram olarak kutlamayı unuttuklarının altını çizen TGS İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu ise “Güne, ‘Bugün kim gözaltına alındı, bugün kim işten atılacak, kimin alacağı ödenmedi’ diye başlıyoruz. Buraya gelirken bile işten atılan arkadaşların sorunlarıyla uğraşıyoruz. Ayrıca gazeteciler haberini yaptıkları yoksulluğun bizzat mağduru haline geldi. Her gün açlık haberi yapıyoruz ama o haberin öznesi biziz. Asgari ücrete mahkum edilen gazetecilerin nitelikli haber yapması imkansız. Örgütlenmenin önünün açılması noktasında samimiyetin mutlaka olması lazım. Dayanışma ruhu ortaya çıkmalı” dedi.
“YEREL GAZETECİLİK BASAMAK DEĞİL, DEMOKRASİNİN KENDİSİDİR”
Yerel gazeteciliğin ulusal medyadan en büyük farkının "sokakla iç içe olmak" olduğunu belirten Halk TV Ege Muhabiri Yağmur Beril Varol ise “Kaz Dağları’ndaki maden talanından Muğla Akbelen’deki direnişe kadar, Karabağlar’daki tarikat yurdu gibi pek çok noktada haber takibi yapıyoruz. Bu durum aynı zamanda oldukça riskli. Bazen fiziksel bazen sözlü olarak zorluklarla karşılaşabiliyoruz. Aynı zamanda yerel medyanın en büyük kanayan yarası da bir alanda uzmanlaşamamak. Her alana hakim olmanız gerekiyor. Yerelde demokrasinin ayakları ne kadar sağlam basıyorsa yerelde basının sayesindedir. Bu açıdan, yerel gazetecilik bir basamak değil, demokrasinin kendisidir” diye konuştu.
“KAMU KAYNAKLARI ADİL DAĞITILMALI VE ŞEFFAFLIK SAĞLANMALI”
Yenigün Gazetesi İmtiyaz Sahibi Mesut Şimşek ise Basın İlan gelirlerinin basın işletmelerinin sürekliliği için tek başına yeterli olmadığına dikkat çekerek, “Özel ilanlar da gelmiyor. Dağıtımla ilgili de sıkıntımız var. Baskı maliyetleri uçmuş durumda. Basılı gazeteler satılmıyor. Medya okuryazarlığı eğitimi ülkemizde yok. İnternet sitelerinin de ciddi bir trafik sorunu var. Meslektaşlarımıza mutlaka teknolojik destek sağlanmalı. Yerel basının ayakta kalması için mutlaka kamu kaynaklarının adil dağıtımı ve şeffaflık şart” dedi.
Panel, soru cevap etkinliğinin ardından tamamlandı.