Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat Sağlık Spor








'Siyaset makam için değil ülke için yapılır'
"Siyaset makam için değil ülke için yapılır"
Soyer, İzmir’de uygulayacağı bisiklet vizyonunu açıkladı
Soyer, İzmir’de uygulayacağı bisiklet vizyonunu açıkladı
En lezzetli fuar
En lezzetli fuar
2019'da Turizmci Gülecek
2019'da Turizmci Gülecek
CHP'li Serter’den İzmir metrosuna kaynak eleştirisi
CHP'li Serter’den İzmir metrosuna kaynak eleştirisi

Halil Hüner

Yalan kolay yayılır...
6 Ekim 2018 Cumartesi

Tarih 1950 sonrası, siyaset tek partili sistemden çıkmış. Okur yazarımız o dönemde de az...

Köy kahvelerinde toplantılar yapılıyor...

Kravatlı, takım elbiseli adamlar masaların üzerine çıkıp nutuklar atıp gidiyorlar...

Kim doğru söylüyor, kim yalan söylüyor; murakabe (kontrol) şansları da yok, çünkü  çoğu okur yazar değil...

Böyle günlerden birinde Trakya'da köy kahvesinde, köyün ileri gelenlerinin hoca diye saygı gösterdiği bir sarıklı ''Bu İnönü var ya bu İnönü asker kaçağıdır'' diye konuşuyor...

''Tebe yapma be hoca'' diye cevap veriyorlar ama hoca devam ediyor,''Siz bilmessiniz askerden kaçtığı için yakaladıklarında kulağının yanına sıkıyorlar mermiyi. O yüzden kulağı duymaz''diye de ekliyor.

Trakya sivesiyle ''bre a...kodumunun... çok özür dilerim ama aynen böyle... İsmet Paşa asker kaçaymış be yea" diye köylüler hep bir ağızdan konuşur olmuşlar...

Sonra bu yalanlar, kulaktan kulağa Anadolu'ya yayılmıştır...Bu gün de farklı değildir...

Oysa ki Mustafa İsmet İnönü,  İstanbul Haliç'teki Kumbaracı Kışlası'nda Mühendishane-i Berri-i Hümayun adı verilen Topçu ve İstihkâm subayı yetiştiren okula 14 Şubat 1901’de kaydolmuş ve 1 Eylül 1903’te genç bir teğmen olarak okulun yüksek bölümünü bitirmiştir. Ardından Pangaltı’daki Erkân-ı Harp Okulu’na girer, burayı da birincilikle tamamlayıp 1906 yılında kurmay yüzbaşı olarak mezun olur.

Kulağındaki sağırlık savaş meydanlarında topçu atışlarını bizzat komuta etmesindendi...

Ömrü savaş meydanlarında geçmiş, Kurtuluş Savaşı’nın önemli komutanlarından bir asker, Fransızca ve Almanca iki dil bilen, Lozan'da Türkiye'yi temsil ederek önemli diploması zaferi kazandırmış, sonrasında da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Yurtta Sulh, Cihanda Sulh '' sözcüğünü şiar edinerek Türkiye'yi 2. Dünya Savaşı'na sokmayan siyaset adamıdır.

O dönemlerde yine ''Bu İsmet var ya bu İsmet, bizi ekmeksiz, aç bıraktı'' yalanları ortaya atılmış, İnönü'de ''Ben sizi zor koşullarda ekmeksiz bıraktım ama babasız anasız bırakmadım'' sözünü söylemiştir.

Yalan; yılandır... En çok da yalanları söyleyenleri sokar... Aynı bugünler gibi…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Atilla Köprülüoğlu
Atilla Köprülüoğlu
SİYASET VE SOSİS
Nüvit Tokdemir
Nüvit Tokdemir
Nasıl değişecek?
Okan Yüksel
Okan Yüksel
ŞUBAT'IN ÖLÜM GÜNCESİ..
Sedat Kaya
Sedat Kaya
BİR SOĞUK YEL ESER.
Levent Donduran
Levent Donduran
Türk hakemliğini bekleyen son!..
Ömer Önal
Ömer Önal
YAŞANMIŞ GERÇEK HİKAYELER
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat Sağlık Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri