Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat-Magazin Sağlık Spor
Ünlü Ressam'dan Anıtkabir Tabloları
Ünlü Ressam'dan Anıtkabir Tabloları
İzmir'de iki belediyeye Avrupa gururu!
İzmir'de iki belediyeye Avrupa gururu!
Çeşme’de 19 Mayıs coşkusu
Çeşme’de 19 Mayıs coşkusu
Son Yüzyılın En Büyük Küresel Buhranı Kapıda
Son Yüzyılın En Büyük Küresel Buhranı Kapıda
Foça'da Atatürk için koştular
Foça'da Atatürk için koştular

Şadan Gökovalı

SEVİLESİ ŞİRİNCE
2 Kasım 2019 Cumartesi

Şirince'nin hayırlı evladı

Doç. Dr. Akın ERSOY'a

“Köyümüz şeref saçar

Yaylaların üstüne L

Küme küme kuşlar uçar

Tarlaların üstüne.

Kimdir diyen acaba

Bu yerlere Çirkince?

Biz diyelim daima

Köyümüz Şirince.”

(Şirince Marşı, Sözler: Öğretmen Suat Bey)

 

Kim bilir kaçıncı kez, 42 Anadolu sevdalısını (çünkü otobüs o kadar kişilik), Efes'te yorduktan sonra, dinlenmek için Şirince'ye götürmüştüm. Gruba, Vaftizci İoannes (John) Kilisesini anlatırken, bir ses Şirince göğünü yırttı.

-Şirinceliler!... 

Şadan Gökovalı köyümüzdeymiş, nerde olduğunu bilen var mı?

Onlarca ses ve parmak, bizim bulunduğumuz yeri işaret etti. Gelen, Şirince Muhtarı, Uzun Yol Kaptanı Necat Altan'dı. Soluk soluğa yetişti, iki eliyle koluma sarılıp:

-Hocam, dedi, 

“Biz köyümüzün değerini bilmezken siz bilip bildirmişsiniz” Köyümüzü en iyi bilen Halil Bayrak bile, “Şirince'yi bir de Gökovalı'dan dinleyeceksiniz” diyor. Sizi tanımaktan geciktiysem, uzak diyarlarda oluşumdan...”

 

*****

Bu anektod, 1980'li yıllara ait. 

Bir anektod da, geçtiğimiz 2018 yılına ait. 

Bu kez, Eğitimci Yazar Firdevs Tuncay,

“Kalbim Rumeli'de Kaldı” kitabı için soruşturma yapmaya geliyor bu “Dağdaki Efes”e.

O da, köyün yaşlılarıyla konuşuyor. 

Hemen hepsi, sözleşmiş gibi:

-Köyümüzü Şadan Gökovalı tanıttı, demiş. Bu anıdan sonra Firdevs Tuncay ile arkadaştan öte, koldaş olduk; kolkola girdik yani. 

Bu övgüye layık mıyım? Daha doğrusu, şan şöhret için mi ilgilendim Şirince ile?

 

*****

1968 yılında “Efes'i En İyi Anlatan Yazar” seçilmiş biri olarak, Efes'te yaşamın sonunu merak eder dururdum. Denizin çekilmesi, göçler, sıtma vb, ilkçağın bu “kutsal” şehrini cılız, göklerini körez (az ışıklı) bırakmıştı. 

Bir grup Efesli'nin, şehirlerinden yeterince uzak ama ulaşmak için yeterince yakın bir yere yerleştiklerine değin bilgi kırıntıları geliyordu. Genç yaşta katlettiğimiz, Türk edebiyatının her dalda başarılı kalemi Sabahattin Ali'nin, buraya ilişkin yazısını okumuştum. 

O ara, Aydın doğumlu, Atinalı kadın gazeteci Dido Sotiriyu'nun “Yunan Savaş ve Barışı” sayılan kitabı “Benden Selam Söyle Anadolu'ya” kitabı gündeme oturdu. Dünyayı izleyen aydınlarımızdan Azra Erhat, bu konuda kulağıma kar suyu kaçırdı.

 

*****

Tarihsel bir rastlantı 

-ya da iyi şans- Selçuk Noteri Mehmet Işıksoy'dan muştu gibi çağrı aldım. 

Hemen bir fırsat yaratıp, Selçuk'ta Işıksoy'u buldum. 

Birlikte Şirince'ye gittik ve her köşesi tarih kokan bu şirin beldeyi karış karış gezdik. Gördüğüm güzellikten duyduğum heyecanı dinleyenlerle, okuyucularla, kısacası insanlarla paylaşmalıydım. Bundan sonra Rehberlik, İletişim ve Güzel Sanatlar kursu ve okullarındaki öğrencilerimi tanıştırdım ve bu tarih ve doğa cennetiyle. Hızımı alamadım; “Burası için neler yapabilir?” diye İzmirli mimarları, çimento fabrikası yetkililerini, çeştili STK mensuplarını götürdüm. Ben hiçbir karşılık beklemezken, Köy Muhtarlık ve İhtiyar Hayati beni “Fahri hemşehri” seçti.

 

****

Bu “Dağdaki Efes” ile ilgili olarak yazdığım gazete, dergi yazılarını, TV belgesellerini saptamak bile kolay olmasa gerek. 

Quatman Vakfı -Selçuk'taki Sen Jan Bazilikası gibi- Şirince'deki Vaftizci Yahya (İoanna) Kilisesi'ni restore etti. Şirince ziyaretçi çekmeye başladıktan sonra başlayan “el emeği- göz nuru” ürün satışları rağbet görür oldu. 

Yazık ki bu ilgi, yerli ve yabancı gezginleri rahatsız edici boyuta ulaştı. 

Günümüzün Şirince halkı ve burayı mesken tutanlar, köyün doğal ve tarihsel yapısını korumanın yararının bilincine varmış durumda. 

Dağlarca'nın dillere pelesenk olmuş dizesini Şirince için anımsayalım: 

“Geçmiş günler geleceklerden parlak değil!”

 

*****

Ve yazıyı, İzmir'in imarcı valisi Kazım Dirik'in önerisiyle adı “Çirkince” den “Şirince”ye dönen köyün marşının son iki kuplesiyle bitireyim:

“Kaval ile çobanlar

Dağdan dağa seslenir,

Sürü sürü koyunlar

Yamaçlarda beslenir.

Kimdir diyen acaba

Bu yerlere Çirkince?

Biz diyelim daima

Köyümüze Şirince.”

(Şirince öğretmeni Suat Bey)

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Ozan Zeybek
Ozan Zeybek
Talih kuşu
Okan Yüksel
Okan Yüksel
FUTBOLUN DEV "YAVRU"SU
Atilla Köprülüoğlu
Atilla Köprülüoğlu
DENİZLERİN KANDİLLERİDİR FENERLER...
Ömer Önal
Ömer Önal
SİYASİ YAŞAMIM (20)
Sedat Kaya
Sedat Kaya
Yesinler Sizin Özgürlük ve Demokrasinizi
Şadan Gökovalı
Şadan Gökovalı
MARKOS HOMEROS'U BİLIYORDU
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dunya Politika Ekonomi Turizm Kültür-Sanat-Magazin Sağlık Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri